Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Her üç gençten biri eğitim ve istihdam dışında

ANKARA – BHA Türk Eğitim Derneğinin düşünce kuruluşu TEDMEM, Ekonomik


ANKARA – BHA

Türk Eğitim Derneğinin düşünce kuruluşu TEDMEM, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) 29 Eylül’de yayımladığı “Bir Bakışta Eğitim 2026” raporunu Türkiye açısından değerlendirdi.

“Bir Bakışta Eğitim 2026: Türkiye Üzerine Değerlendirme ve Öneriler” başlıklı çalışmada, Türkiye’nin eğitim alanında son yıllarda kaydettiği ilerlemelerin yanı sıra eğitimden istihdama geçiş, öğretmenlerin çalışma koşulları, erken çocukluk eğitimine erişim ve eğitime ayrılan kaynaklar OECD ülkeleriyle karşılaştırıldı.

Rapora göre Türkiye’de 25-34 yaş grubundaki yükseköğretim mezunlarının oranı son 10 yılda yüzde 27,5’ten yüzde 45,5’e yükseldi. Buna karşın 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 30,9’u, 25-29 yaş grubundakilerin ise yüzde 33,4’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor.

Gençlerin istihdama katılımında Türkiye son sırada

TEDMEM’in değerlendirmesine göre Türkiye, eğitimde veya istihdamda bulunmayan gençlerin oranında OECD ülkeleri arasında son sırada yer aldı.

18-24 yaş grubunda Türkiye’de yüzde 30,9 olan bu oran, OECD ortalamasında yüzde 14 olarak kaydedildi. 25-29 yaş grubunda ise Türkiye’de yüzde 33,4’e ulaşan oran, OECD genelinde yüzde 16,3 düzeyinde kaldı.

Raporda, Türkiye’de eğitim ve istihdam dışında kalan gençlerin önemli bölümünün işgücüne de katılmadığına dikkat çekildi. Genç yetişkinlerin yaklaşık dörtte birinin çalışmadığı ve iş aramadığı belirtildi.

Öte yandan 25-64 yaş grubundaki yükseköğretim mezunlarının istihdam oranı Türkiye’de yüzde 75, OECD ortalamasında ise yüzde 87,1 olarak hesaplandı.

Genç kadınların yüzde 42,6’sı eğitim ve istihdam dışında

Eğitimden iş yaşamına geçişte kadınlar ve erkekler arasındaki farklılık da raporun öne çıkan bulguları arasında yer aldı.

Türkiye’de 18-24 yaş grubundaki kadınların yüzde 42,6’sının ne eğitimde ne de istihdamda bulunduğu belirlendi. Aynı yaş grubundaki erkeklerde bu oran yüzde 20,4 oldu.

Türkiye, söz konusu göstergede kadınlar ile erkekler arasındaki farkın en yüksek olduğu OECD ülkesi olarak kaydedildi.

Yükseköğretim mezunu 25-34 yaş grubundaki kadınların yüzde 13,2’sinin işsiz, yüzde 29,1’inin ise işgücüne dahil olmadığı belirtildi. Türkiye, bu iki göstergede de OECD ülkeleri arasında en yüksek oranlara sahip ülke oldu.

Türkiye, öğretmen açığı bulunmayan iki ülkeden biri

OECD’nin 2026 raporunun odak konusunu oluşturan öğretmen açığına ilişkin verilerde Türkiye, Güney Kore ile birlikte arza dayalı öğretmen açığı bulunmayan iki ülkeden biri olarak gösterildi.

Ancak TEDMEM, bu göstergenin belirlenen öğretmen atama kadrolarının doldurulmasını esas aldığına dikkat çekti. Raporda, söz konusu verinin bütün okullarda, bölgelerde ve branşlarda öğretmen ihtiyacının tamamen karşılandığı anlamına gelmediği vurgulandı.

Türkiye’de öğretmenlerin yaş dağılımı da OECD ortalamasından farklılık gösterdi. İlköğretim ve ortaöğretimde 35 yaş altındaki öğretmenlerin oranı Türkiye’de yüzde 32,2, OECD ortalamasında yüzde 21,9 olarak kaydedildi.

55 yaş ve üzerindeki öğretmenlerin oranı ise Türkiye’de yüzde 6, OECD genelinde yüzde 23,1 oldu.

Raporda, Türkiye’nin genç öğretmen nüfusu sayesinde kısa ve orta vadede emeklilik kaynaklı önemli bir öğretmen açığı riskiyle karşılaşmasının beklenmediği değerlendirildi.

Öğretmen başına düşen öğrenci sayısında fark sürüyor

Türkiye’de 2015-2024 döneminde devlet ve özel ortaokullardaki öğrenci sayısı yüzde 4 artarken öğretmen sayısındaki artış yüzde 28,5 olarak gerçekleşti.

Buna rağmen öğretmen başına düşen öğrenci sayısı bazı eğitim kademelerinde OECD ortalamasının üzerinde kaldı.

2024 verilerine göre Türkiye’de okul öncesi eğitimde ve ilkokulda öğretmen başına 18 öğrenci düşerken OECD ortalamaları sırasıyla 13 ve 14 oldu.

Ortaöğretimde ise Türkiye’de öğretmen başına 11, OECD genelinde 13 öğrenci düştüğü kaydedildi.

Öğretmenlerin yarısı çalışma koşullarından memnun

TEDMEM’in değerlendirmesinde öğretmenlerin çalışma koşulları ve maaş memnuniyetine ilişkin veriler de yer aldı.

Türkiye’de ortaokul öğretmenlerinin yüzde 50’si çalışma koşullarından memnun olduğunu belirtirken OECD ortalaması yüzde 68,4 oldu.

Maaş memnuniyetinde ise Türkiye’de yüzde 21,3 olarak ölçülen oran, OECD genelinde yüzde 38,7 düzeyinde gerçekleşti.

Öğretmenlerin başlangıç maaşlarının OECD ortalamasına yakın olduğu ancak kıdemin maaşlara yansımasının daha sınırlı kaldığı belirtildi. Mesleğe yeni başlayan öğretmenlerle en yüksek kıdeme sahip öğretmenler arasındaki maaş farkı Türkiye’de yaklaşık yüzde 28, OECD ortalamasında ise yüzde 57-61 aralığında hesaplandı.

Ortaöğretimi zamanında tamamlamada Türkiye üçüncü

Raporda Türkiye’nin öne çıktığı alanlardan biri de ortaöğretimi zamanında tamamlama oranı oldu.

Türkiye’de öğrencilerin yüzde 92,1’inin ortaöğretimi öngörülen sürede tamamladığı belirlendi. OECD ortalamasının yüzde 75 olduğu bu göstergede Türkiye, verisi bulunan ülkeler arasında İsrail ve İrlanda’nın ardından üçüncü sırada yer aldı.

Öğrencilere iki yıl ek süre tanındığında ise Türkiye’de ortaöğretimi tamamlama oranının yüzde 98,6’ya ulaştığı kaydedildi.

Bununla birlikte 2024 yılında devlet okullarından toplanan verilere göre ortaokul son sınıf öğrencilerinin yüzde 4,1’inin bir sonraki yıl herhangi bir eğitim programına kayıt olmadığı belirtildi.

Erken çocukluk eğitimine erişimde OECD’nin gerisinde

Türkiye’nin erken çocukluk eğitimine erişim oranında ise OECD ülkeleri arasında son sırada yer aldığı görüldü.

Üç yaşından zorunlu eğitime başlama yaşına kadar olan çocukların okullaşma oranı Türkiye’de yüzde 50,9 olarak hesaplandı. OECD ortalaması ise yüzde 89,7 oldu.

Yalnızca erken çocukluk eğitimine katılım dikkate alındığında, Türkiye’de 5 yaş grubundaki çocukların okullaşma oranının yüzde 87,4 olduğu belirtildi.

Öğrenci başına eğitim harcaması OECD ortalamasının altında

Raporda, eğitim kurumlarına ayrılan kaynaklarda Türkiye ile OECD ülkeleri arasında belirgin fark bulunduğu ortaya konuldu.

Türkiye’de ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde öğrenci başına yıllık eğitim kurumları harcaması 5 bin 118 dolar olurken OECD ortalaması 14 bin 436 dolar olarak hesaplandı.

Böylece OECD ülkelerinde öğrenci başına yapılan ortalama harcama, Türkiye’dekinin yaklaşık 2,8 katına ulaştı.

Yükseköğretimde ise Türkiye’de öğrenci başına yıllık harcama 11 bin 311 dolar, OECD ortalaması 22 bin 878 dolar oldu.

Eğitimin kamu bütçesindeki payı da değerlendirmede yer aldı. Türkiye’de 2015 yılında yüzde 12,6 olan bu payın 2023’te yüzde 9,9’a gerilediği belirtildi. Aynı dönemde OECD ortalaması yüzde 10,9’dan yüzde 9,8’e düştü.

TEDMEM’den eğitimde nitelik ve fırsat eşitliği vurgusu

TEDMEM’in değerlendirmesinde, Türkiye’de genç nüfusun eğitim düzeyinin yükselmesinin önemli bir gelişme olduğu ancak bu ilerlemenin istihdam göstergelerine aynı ölçüde yansımadığı ortaya konuldu.

Çalışmada öğretmen ihtiyacının bölgesel ve branş bazında değerlendirilmesi, erken çocukluk eğitimine erişimin geliştirilmesi, eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve eğitime ayrılan kaynakların niteliği destekleyecek biçimde ele alınması gerektiği vurgulandı.

OECD’nin 100’den fazla veri tablosu ve grafiğinin incelendiği rapor, Türkiye’nin eğitim sisteminin uluslararası göstergeler üzerinden değerlendirilmesine ve eğitim politikalarının geliştirilmesine katkı sunmayı amaçlıyor.



Kaynak