Özellikle “Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi”, Türkiye’nin meralarını daha etkin kullanmayı ve yerli gen kaynaklarını verimlilik odaklı geliştirmeyi hedeflemektedir.
Türkiye’nin Son 5 Yıldaki Küçükbaş İhracat ve İthalat Durumuna bakmamız gerek…
Türkiye, küçükbaş hayvancılıkta (koyun ve keçi) net ihracatçı olma vizyonunu korumaya çalışmaktadır. Özellikle canlı hayvan ihracatı, Ortadoğu ve Körfez ülkelerine (Katar, Lübnan vb.) yapılan sevkiyatlarla ön plana çıkmaktadır.
*İhracat : 2019-2023 yılları arasında canlı küçükbaş ihracatı dalgalı bir seyir izlemiştir. 2020 yılında yaklaşık 155 bin baş olan canlı küçükbaş ihracatı, 2021 ve 2022 yıllarında pazar çeşitliliği ile canlılığını korumuş, 2023-2024 döneminde ise iç piyasa arz güvenliğini sağlamak adına dönem dönem kısıtlamalara gidilmiştir.
*İthalat : Küçükbaşta ithalat, büyükbaşa oranla çok daha düşüktür. İthalat ağırlıklı olarak damızlık (genetik iyileştirme) amaçlı elit sürüler üzerinden gerçekleşmektedir. Et arzı için yapılan besilik küçükbaş ithalatı, toplam ithalat kalemleri içinde düşük bir paya sahiptir.

Türkiye Küçükbaş Hayvan Varlığı ve Verim Analizine Bakmamız lazım…
Son 5 yıllık verilere bakıldığında Türkiye’nin küçükbaş hayvan varlığı 55-58 milyon bandına ulaşarak tarihi zirvelerini görmüştür.
*2020 yılında küçükbaş varlığı toplam 54.1 milyon, 42.1 milyon koyun, 12 milyon keçi…
*2021 yılında küçükbaş varlığı toplam 57.5 milyon, 45.1 milyon koyun, 12.4 milyon keçi…
*2022 yılında küçükbaş varlığı toplam 56.2 milyon, 44.6 milyon koyun, 11.6 milyon keçi…
*2023 yılında küçükbaş varlığı toplam 52.3 milyon, 42.0 milyon koyun, 10.3 milyon keçi…
*2024 yılında küçükbaş varlığı toplam 54.9 milyon, 44.1 milyon koyun, 10.8 milyon keçi…
*2025 yılında küçükbaş varlığı toplam 53.5 milyon, 43.2 milyon koyun, 10.3 milyon keçi…(Tahmini)
Anadolu’nun Kadim Mirası, Geleceğin Sigortası “Küçükbaş Hayvancılığı”
Anadolu toprakları, tarih boyunca koyun ve keçinin sesiyle yankılanmış, bu kadim üretim biçimi sofralarımızın bereket direği olmuştur. Ancak modern tarım ekonomisinde sadece “sayıca çok olmak” yetmiyor; artık verim, uyum ve sürdürülebilirlik sacayağı üzerine kurulu bilimsel bir yaklaşım şart. İşte tam bu noktada, Hayvancılık Genel Müdürü Salih Çelik’in göreve gelmesiyle ivme kazanan projeler, sektörde yeni bir soluk başlatıyor.
“Kırsalda Bereket” Sadece Bir İsim Değil, Bir Vizyondur…
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen projenin kalbinde, küçük aile işletmelerini ayağa kaldırmak yatıyor.
Üreticiye sağlanan 95 dişi ve 5 erkek damızlık desteği, sıfır faizli kredi imkanları ve devletin üstlendiği sigorta primleri, kırsaldaki göçü tersine çevirecek kadar güçlü enstrümanlar.
Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün stratejisinde Genel Müdür Salih Çelik’in de vurguladığı gibi; mera yapısına, iklim şartlarına ve yöreye uygun yerli ırkların tercih edilmesi, projenin “sürdürülebilirlik” iddiasını ispatlıyor.
Doğru mera yönetimiyle birleşen yerli genetik, maliyetleri düşürürken verimi maksimize ediyor.
Rakamların Ötesinde Bir Başarı…
Son 5 yıla baktığımızda, Türkiye küçükbaş hayvan varlığında 55 milyonu aşan rakamlarla Avrupa’da liderlik koltuğunu zorluyor.
İhracatta yakalanan ivme ve özellikle Körfez ülkelerine yapılan canlı hayvan satışı,
Türkiye’nin bölgesel bir hayvancılık üssü olma potansiyelini gösteriyor…
Elbette girdi maliyetleri ve iklim değişikliği birer risk unsuru olarak karşımızda duruyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı “Kırsalda Bereket” projesi gibi somut adımlar, bu riskleri fırsata çevirme gayretidir.
Gençler ve Kadınlar İçin Yeni Bir Fırsat Kapısı…
Projenin en kıymetli yanlarından biri de kadın ve genç üreticilere öncelik verilmesi.
Veteriner hekimler ve ziraat mühendislerinin de sahaya bu desteklerle inmesi, geleneksel hayvancılığı “teknik ve bilimsel hayvancılıkla” birleştiriyor.
Sonuç olarak; mera odaklı, yerli ırkı koruyan ve üreticisini aylık bakım destekleriyle finanse eden bu model, Türkiye’nin gıda arz güvenliğinin sigortasıdır.
Anadolu’nun bereketi, doğru yönetim ve kararlı adımlarla yeniden meralardan evlerimize taşınıyor.
Şimdi sıra, bu bereketi katma değerli ürünlerle dünya pazarına daha güçlü ihraç etmekte…
Bunun içinde Türkiye kendisine ticarette yeni partner aramaya başlamalıdır…
“Tarımsal Planlama” da olduğu gibi “Hayvancılık Planlama”sın da da uygulamaya modelinin en büyük destekçisi Bakan İbrahim Yumaklı ve Bakan yardımcısı Prof.Dr. Ahmet Gümen ve bu projelerin sahada uygulamasını takip eden ekiptir.
Hami Fiskeci
Tarım ve Orman Yazarı
Toprak TV Genel Yayın Yönetmeni






YORUMLAR