Bu keskin düşüş, genel ekonomi %3,6 büyürken tarımın ciddi bir kan kaybı yaşadığını ortaya çıktı, Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından yaraların sarılması için verdiği destek önemliydi ancak “Yalancı Bahar” ve “Don Krizi” basit bir kriz değildi.
Krizin, yaralarının sarılması için Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı çok çaba sarf etti ama zarar tahminlerin çok üstündeydi.
Buda kırılgan ekonomimizdeki kırılganlığı daha da artırdı.
İnşallah 2026 tarımsal üretim ve tarımsal hasıla açısından rekorlar yılı olarak tarihteki yerini alır…
Tarım Sektörü Büyüme Trendi (2023-2025)
Tarım sektörü, son üç yılda oldukça dalgalı bir seyir izledi. 2023’teki durgunluk ve 2024’teki toparlanmanın ardından 2025 yılı “üretim krizi” olarak nitelendirilen bir yıla dönüştü.
Tarım sektörü son üç yıllık büyüme oranlarına bakarsak
2023 yılı %0,2 büyüme
2024 yılı %3,9 büyüme
2025 yılı %-8,8 daralma
2025 Yılındaki Sert Düşüşün Nedenleri
Sektördeki bu %8,8’lik gerileme tek bir nedene değil, özelikle iklimsel ve yapısal faktörlerin birleşmesine dayanıyor:
1. “Yalancı Bahar” ve Nisan Donu
2025 yılının ilk aylarında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, meyve ağaçlarının erken çiçek açmasına (yalancı bahar) neden oldu. Ancak Nisan ayında 65 ili etkileyen şiddetli don olayı, çiçek açan ürünlerin büyük bir kısmının yanmasına yol açtı. Özellikle elma, kiraz, zeytin ve üzüm gibi temel ürünlerde verim kayıpları %30 ile %70 bandına kadar ulaştı.
2. Derinleşen Kuraklık ve Su Yönetiminin Önemi
Yıl genelinde yağışların düzensizliği ve bazı bölgelerde devam eden kuraklık baskısı, özellikle buğday ve arpa gibi kuru tarım yapılan ürünlerde rekolteyi aşağı çekti. Su yönetimi ve modern sulama sistemlerindeki eksiklikler, iklim risklerinin etkisini artırdı.
3. Artan Girdi Maliyetleri
Gübre, tohum, ilaç ve mazot gibi tarımsal girdilerin fiyatlarındaki artış (Tarım-GFE), üreticilerin kar marjını daraltarak üretim motivasyonunu düşürdü. Çiftçiler, yüksek maliyetler nedeniyle bazı kalemlerde ekim alanlarını kısıtlamak zorunda kaldı.
Çiftçiye ödenen destekleme ödemeleri, 135 milyar liraya ulaştı…
Tarımsal hasılanın Türk lirası cinsinden %48 artmasına rağmen çiftçilerin borç yükü derinleşen kriz yüzünden yetersiz kalmakta.
4. Yapısal Sorunlar
Tarımsal üretim planlamasındaki aksaklıklar ve arz-talep dengesizliği, iklim şoklarına karşı sektörü savunmasız bıraktı.
2025 verilerine bakarak, tarım politikalarında acil bir “yapısal dönüşüm” ve “iklim adaptasyonu” ihtiyacını daha yüksek sesle dile getirmeye başladı.
Türkiye’de Genel Ekonomik Çerçeve
Tarım sektöründeki bu daralmaya rağmen, 2025 yılında Türkiye ekonomisinin motoru %10,8 büyüyen inşaat ile %8,0 büyüyen bilgi ve iletişim sektörleri oldu. Tarımdaki küçülme, gıda enflasyonunu tetikleyen temel unsurlardan biri olarak yıl boyunca gündemde kaldı.
Bu veriler ışığında, 2026 yılı için tarımda dayanıklılığı artıracak yeni destek paketleri ve su tasarruflu üretim modellerine geçişin kritik bir önem kazandığı görülüyor.
Hami Fiskeci
Toprak TV Youtube UC3P0N9YkztMVLFvLKN_uGBQ

