Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Peri bacalarından fresklere: Kapadokya’nın mirası

NEVŞEHİR – BHA Milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerin şekillendirdiği peri bacalarının


NEVŞEHİR – BHA

Milyonlarca yıllık jeolojik süreçlerin şekillendirdiği peri bacalarının arasına oyulan kiliseler, manastırlar, yaşam alanları ve yer altı şehirleri… Nevşehir’deki Göreme Millî Parkı ve Kapadokya, doğanın oluşturduğu sıra dışı coğrafya ile yüzyıllar boyunca bu coğrafyada yaşayan insanların bıraktığı izleri aynı bölgede buluşturuyor.

Göreme Millî Parkı ve Kapadokya, bu özelliğiyle 1985’ten bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunuyor. Alan, UNESCO listesinde hem doğal hem de kültürel miras kategorisinde değerlendiriliyor.

Doğa milyonlarca yılda şekillendirdi

Kapadokya’nın bugün simgesi haline gelen kaya oluşumlarının temelinde bölgenin volkanik geçmişi bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığına göre Erciyes ve Hasan dağlarından yayılan tüflerin zaman içerisinde rüzgâr ve su tarafından aşındırılması, bölgenin karakteristik kaya şekillerini ortaya çıkardı.

Bu doğal yapı yalnızca Kapadokya’nın görünümünü belirlemekle kalmadı. Kolay işlenebilen kayalar, bölgede yaşayan topluluklar tarafından evlere, ibadethanelere, manastırlara ve farklı yaşam alanlarına dönüştürüldü.

Kaya oyma mekânlar aynı zamanda doğal bir iklimlendirme özelliği taşıyor. Bakanlık, bu yapıların kışın ılık, yazın ise serin iç ortam koşulları sağladığına dikkat çekiyor.

Kalkolitik Dönem’den günümüze yaşam

Kapadokya’nın tarihi, bölgedeki kaya kiliselerinden çok daha eskiye uzanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının verilerine göre kuzeyde Kızılırmak, doğuda Yeşilhisar, güneyde Hasan ve Melendiz dağları, batıda Aksaray ve kuzeybatıda Kırşehir ile çevrelenen bölge, Kalkolitik Dönem’den bu yana yerleşim alanı olarak kullanılıyor.

Yüzyıllar boyunca farklı topluluklara ev sahipliği yapan coğrafyada doğal kaya oluşumları da insan yaşamının bir parçası haline geldi. Yerleşimler zamanla yer üstündeki kaya mekânlarından yer altı şehirlerine kadar uzanan çok katmanlı bir yapıya dönüştü.

Göreme Hıristiyanlığın merkezlerinden biri oldu

Göreme’nin tarihinde 7’nci ve 13’üncü yüzyıllar arasındaki dönem ayrı bir yer tutuyor. Bakanlık, bu dönemde baskılardan kaçan Hıristiyanların bölgeye yerleşmesiyle Göreme’nin Hıristiyanlık açısından önemli merkezlerden biri haline geldiğini belirtiyor.

Bölgedeki kayaların kolay işlenebilmesi, çok sayıda kilise ve manastırın doğrudan kaya kütlelerinin içine yapılmasına olanak sağladı. Böylece Kapadokya’nın doğal coğrafyası ile dönemin dini mimarisi iç içe gelişti.

Kayaların içinde Bizans’ın izleri

Göreme Açık Hava Müzesi ve çevresindeki kaya kiliseleri, Kapadokya’nın kültürel mirasının en dikkat çekici parçaları arasında bulunuyor.

Tokalı, El Nazar, Azize Barbara, Saklı, Elmalı ve Karanlık kiliseleri, özellikle Orta Bizans dönemine ait kaya oyma mimarisi ve duvar resimleriyle öne çıkıyor. Kiliselerin duvarlarında dini sahnelerin yanı sıra farklı dönem ve tekniklere ait süslemeler günümüze kadar ulaşıyor.

Özellikle 10’uncu ve 12’nci yüzyıllar arasına tarihlenen kiliselerdeki freskler, bölgenin yalnızca doğal oluşumlarıyla değil, Bizans sanatının günümüze ulaşan örnekleriyle de önem taşımasını sağlıyor.

Miras yerin altına kadar uzanıyor

UNESCO Dünya Mirası alanı yalnızca Göreme ve çevresindeki peri bacalarından oluşmuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığının verilerine göre UNESCO kapsamındaki alanlar arasında Göreme Millî Parkı’nın yanı sıra Derinkuyu ve Kaymaklı yer altı şehirleri, Karain Güvercinlikleri, Karlık Kilisesi, Yeşilöz Theodoro Kilisesi ve Soğanlı Arkeolojik Alanı da bulunuyor.

Özellikle Derinkuyu ve Kaymaklı’da yerin altında oluşturulan yaşam alanları, Göreme çevresindeki kaya yerleşimleri ve dini yapılarla birlikte düşünüldüğünde Kapadokya’daki yaşamın farklı dönemlerini ve biçimlerini günümüze taşıyor.

1985’ten bu yana dünya mirası

Göreme Millî Parkı ve Kapadokya, 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. UNESCO kayıtlarında 357 sıra numarasıyla bulunan alan; 1, 3, 5 ve 7 numaralı Dünya Mirası kriterleri kapsamında hem kültürel hem doğal miras olarak değerlendiriliyor.

Peri bacalarından yer altı şehirlerine, kaya kiliselerinden fresklere kadar uzanan miras, Kapadokya’yı doğanın şekillendirdiği coğrafya ile binlerce yıllık insan yaşamının aynı alanda izlenebildiği dünyadaki önemli kültürel ve doğal miras alanlarından biri haline getiriyor.



Kaynak